FİLOZOF DİYOJEN, BÜYÜK İSKENDER VE İNSAN HAKLARI

“İnsan, hür doğmuş ama her yerde zincire vurulmuştur.” (Jean Jacques Rousseau) “Gölge etme!”, 2400 yıl önce Sinoplu düşünür Diyojen’in (MÖ 412 ? – MÖ 320) Makedonya Kralı Büyük İskender’e söylediği unutulmaz söz. Ünlü Filozofların Yaşamları ve Öğretileri adlı kitabında Diogenes Laertios bu olayı şöyle anlatır: “Kreaneion’da güneşlenirken, İskender başına dikilip ‘Dile benden ne dilersen!’ dedi.…

Adalet

(yun. dikaiosyne\ lat.justitia; fr. justice’, alm. Gerechtigkeit\ ing. justice). Bir toplumda birey haklarını sağlama istemi. Hakkın egemen olması durumu. Adalet herkese hak ettiğinin verilmesi dileği ve öngörüsü üzerine kurulmuştur. Bu yüzden onu hukukun amacı olarak görmek gerekir. Epikuros şöyle der: “Doğaya uygun adalet karşılıklı olarak insanların birbirlerine zarar vermelerine engel olmaya yöneltilmiş karşılıklı bir yarar…

Marx’ın Düşüncelerinin Çarpıtılması

Herhalde tarihin en garip cilvelerinden bir tanesi günümüzde kaynağından araştırma imkânlarının çok sayıda olmasına rağ­men, her türlü kuramın acımasızca ve hiçbir sınır tanımaksızın saptırılması ve hatalı bir biçimde yorumlanmasıdır. Belki de bunlar arasında nasibini en olumsuz biçimde alan kuram, Marx’ın dünya ve insan görüşüdür. Örneğin Marx’ı ve Marksizm’i dillerinden düşürmeyenler, görüşlerini gazetelerde, kitaplarda, makalelerde ve…

Estetik, Sanatların bilimi midir?

Estetiğin tam olarak ne Güzel’in, Güzelliğin bilimi, nede beğeni yargılarının bilimi oluşu, daha sağlam ve daha çok sayıda estetikçinin katıldığı bir başka kuramın ortaya atılmasına yol açmıştır. Estetiği genel sanat bilimi olarak tanımlayan kuramdır bu. Çoğunlukla Alman estetikçileri tarafından desteklenen -Max Dessoir’ı sayabiliriz bunların başında- bu kuramı, estetiği güzelin ve beğeninin değil sanatların felsefesi -bilimi…

SANAT FELSEFESİ (ESTETİK)-4

4. Güzel   1. Platon’dan Hegel’e   Estetik seyretmenin, bana varlıgını keşfettirdigi bu deger nedir? Güzel, kendini bana somut, duyusal bir biçim altında, formlar, renkler, sesler olarak gösterir. O halde o duyusal görünüşlerin empirik dünyasına, Platon’dan beri bütün filozofların bizi aşmaya davet ettikleri dolaysız deneyiminin yüzeysel ve pırıltılı dünyasına mı aittir? O zaman sanatın dünyası,…

SANAT FELSEFESİ (ESTETİK)-3

3. Estetik seyir Estetik “yaratım” probleminin tam karşısında deyim yerindeyse estetik eserin “alınması” problemi bulunur. Estetik algıyla tamamen öznel bir dünyaya girmiş olmuyor muyuz? Her seyirci, her dinleyici estetik zevkini, bu zevki buldugu yerde alır ve zevklerin çeşitliligi çok renkli, çok kıvrımlı bir yelpaze üzerinde sıralanır. Sanattan hoşlanan birinin zevkini incelemenin imkansız oldugu söylenebilir. Çünkü…

SANAT FELSEFESİ (ESTETİK)-2

2. Sanatsal yaratım Ancak bir yaratımı nasıl açıklayabiliriz? Açıklamak, yeniyi eskiye, bilinmeyeni bilinene geri götürmektir. Bir yaratımı açıklamak, onun özgünlügünü, aşkınlıgını inkar etmek, yaratımın yaratıcı özelligini reddetmektir. Öte yandan eger felsefi estetik, gerçekten sanat eserlerinin sırrını keşfetme yetenegine sahipse, estetikçinin kendi payına degerli sanat eserlerini yaratabilmesi gerekir. Paul Valery acımasız bir biçimde şunu söylemekteydi: “Gerçekten…